Sayfama Hoş Geldiniz

Hayırlı Cumalar olsun

Hayırlı Cumalar


Yılbaşı gecesinin mânası, sayılı ömür senelerinin birinin daha bitmesi,
ölüm denen kesin âkıbete biraz daha yaklaşılması, gençlik günlerinin tükenip,
ihtiyarlık demlerinin gelmesi.. demektir  aslında.
Nitekim her yılbaşında siyah saçlara biraz daha aklar düşüyor, akların sayısı da biraz daha çoğalıyor.
Öyle ise, böyle gecelerde daha çok sefalete, daha çok sefahete düşmek yerine;
daha çok âhirete, daha fazla ebedî âleme meyili olmak lâzımdır.
Zira bu hızlı gidiş, – ister ikrar et, ister inkâr – kabire, öteki dünyaya doğrudur.
Allah Teala hayırlı ömür versin..Mevla cümlemizi ahiretini kazananlardan eylesin inşallah..
Müslüman olmayanlara benzemeyelim
Abdullah b. Ömer’den (ra) rivayete göre Efendimiz (sas):
“Kim bir millete benzemeye çalışırsa, o da onlardandır.” buyurmuşlardır. (Ebu Davud Libas: 5)
Bu hadis-i şerif benzemenin müspet ve menfi kısımlarını içine almaktadır. Çünkü teşebbüh (benzemeye çalışmak): Başkalarının yaptığı bir işi onlara uyarak yapmak demektir ki hayır ve şerde, günahta, küfür ve imanda olabilir. O halde bu hadis-i şerif: Kâfirlere, fasıklara, günahkarlara benzemeyi yasakladığı gibi başta Hz. Peygamber (S.A.V.) efendimize olmak üzere, sahabe-i kirama, meşayiha, takva ve salah sahibi kimselere benzemeyi de teşvik etmektedir.
Özellikle yahudi ve hıristiyanlar kısacası İslam’a inanmayan bütün toplumlar, Müslümanların benzememekle emrolundukları toplumlardır. Amr b. Şuayb (R.A.)nun, dedesinden rivayetine göre Peygamberimiz (S.A.V):
“Bizden başkasına benzemeye çalışanlar bizden değildir. Yahudilere ve hıristiyanlara benzemeyiniz…”Tirmizi İstizan:7 buyurmuşlardır.
Tabii isteyen kutlar istemiyende kutlamaz ona kimse karışamaz ama, şunuda sormak gerekir acaba Müslümanların yılbaşını kaç kişi hatırlıyor?..
Rabbim cümlemizi onlara benzemekten muhafaza eylesin
Cumamız mübarek olsun


Bütün İslam aleminin aşure günü ve cuması mübarek olsun


Aşure günü duası..
ELHAMDULİLLAHİ RABBİL ALEMİN…VESSALETÜ VESSELAMÜ ALA SEYYİDİNA MUHAMMEDİN VE ALA ELAHİ VE SAHBİHİ ECMAİN…
ALLAHÜMME ENTEL BEDİYÜL GADİM….EL HAYYUL KERİM…EL HANNANÜL MENNAN…VE HEZİHİ SENETÜN TECİDETÜN ES ELÜKE FİHEL İSMETE MİNEŞŞEYTANİRRACİM….
VEL AVNA ALA HEZİHİL NEFSİL EMMARETİ BİSSÜ İ VEL İŞTİĞALE BİMA YUGARRİBÜNİ İLEYKE YA ZEL CELALİ VEL İKRAM…
Bİ RAMHMETİKE YA ERHAMER RAHİMİN…VE SALLLAHÜ ALA SEYYİDİNA VE NEBİYYİNA MUHAMMEDİN VE ALA ELAHİ VE SAHBİHİ VE EHLİ BEYTİHİ ECMAİN…
MANASI …
Hamd alemlerin RAB bi olan ALLAH a mahsustur…Salatü Selam onun biricik RASÜL ü Efendimiz sav ve onun aline eshabına olsun..
Kendinden evvel hiçbir varlık olmıyan…Varlığı,hayatı,kullarına keremi,ziyade merhameti,nimetler bagışlaması sonsuz ve devamlı olan sensin ALLAH ım…
İşte bu yeni yıldır ki,bu yıl boyunca huzurundan kovulmuş şeytandan beni korumanı,daima kötülüğü emreden nefsime galip olmam için yardımını ve beni sana yaklaştıran işlerle meşgul olmamı,senden dilerim..ey CELAL ve İKRAM sahibi ALLAH ım….
Ey ERHAMUR RAHİMİN olan RAB bim rametinin bereketiyle duamızı kabul et…
ALLAH ın selamı hz MUHAMMED MUSTAFA (sav) ın ve onun alinin ashabının ehli beytinin üzerine olsun..
Önemli not…
Şeyh Şiyaübddin-i Sühreverdi.(k.s) Dan nakil edilmiştir ki,Her kim bu duayı Aşüre günü 3 kere okursa ölümden bile emin olur..Zira o sene ölümü takdir edilmiş olanlar bu duayı okuyamazlar..ALLAH bunu ona okutmaz buyurmuştur…

Allah ın ayı yılı olmaz bilindiği üzere, fakat Allahın rahmetine ermemizin önemli bir fırsatı olduğu için Sevgili Peygamberimiz s.a.v tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.
Aşure günü ise Muharrem ayının onuncu günüdür. Bütün İslam alemine hayırlara vesile olması dileğiyle. Rabbim kabul buyursun İnşallah. Çoğumuzun yaptığı aşuremize lezzet veren Yasin Şerifi mutlaka okuruz bu yüzden geldi Yasin Şerif mealini paylaşmak istedim.
Rabbim den hayırla,sağlıkla, aşure tadında bol bereketli ve huzurlu bir yıl diliyorum. Mevla cümlemizin dualarını hayr ve afiyet üzere kabul buyursun İnşallah..Cumamız mübarek olsun


36. Sure YASİN ŞERİF MEAL:

1 – Yâsîn.
2-3 – Ey Muhammed! Hikmetli Kur’ân’a andolsun ki, sen risâlet görevi
4 – Dosdoğru bir yol üzerindesin.
5-6 – Babaları korkutulmamış ve kendileri de gafil olan bir kavmi, çok güçlü ve çok merhametli olan Allah’ın indirdiği (Kur’ân) ile korkutasın.
7 – Andolsun ki onların çoğunun üzerine azab sözü hak olmuştur. Onlar imana gelmezler.
8 – Çünkü biz onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz. O kelepçeler çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar.
9 – Hem önlerinden bir sed, arkalarından bir sed çekmişiz, kendilerini sarmışızdır. Baksalar da görmezler.
10 – Onları korkutsan da korkutmasan da onlara göre birdir, inanmazlar.
11 – Sen ancak Kur’ân’a tabi olan ve görünmediği halde Rahman olan Allah’tan korkan kimseyi sakındırırsın. İşte onu bir bağışlanma ve çok şerefli bir mükafatla müjdele.
12 – Gerçekten biz ölüleri diriltiriz, onların önceden yapıp gönderdiklerini ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Zaten biz her şeyi açık bir kütükte, bir “imam-ı mübin”de (ana kitapta, yani Levh-i mahfuzda) sayıp tesbit etmişizdir.
13 – Sen onlara, o şehir halkını örnek ver. Hani oraya peygamberler gelmişti.
14 – Hani biz onlara iki peygamber göndermiştik, fakat onlar ikisini de yalanlamışlardı. Biz de (onları) üçüncü bir peygamberle destekledik. Onlara: “Şüphesiz ki biz size gönderilmiş elçileriz.” dediler.
15 – Onlar da: “Siz bizim gibi insandan başka birşey değilsiniz, hem Rahman olan Allah, hiçbir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.” dediler.
16 – Peygamberler dediler ki: “Rabbimiz biliyor ki biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.”
17 – “Bize düşen de sadece apaçık tebliğdir.”
18 – Onlar dediler ki: “Herhalde biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işten vazgeçmezseniz, andolsun ki, sizi hiç tınmadan taşlarız ve mutlaka bizden size pek acıklı bir azab dokunur.”
19 – Peygamberler de şöyle cevap verdiler: “Sizin uğursuzluğunuz beraberinizdedir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Doğrusu siz israfı âdet etmiş bir kavimsiniz.”
20 – O sırada şehrin ta ucundan bir adam koşarak geldi ve: “Ey kavmim! Uyun o elçilere!”
21 – “Uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o zatlara ki, onlar hidayete ermişlerdir.”
22 – “Bana ne oluyor da kulluk etmeyecekmişim beni yaratana? Hep döndürülüp O’na götürüleceksiniz.”
23 – “Hiç ben O’ndan başka ilâhlar edinir miyim? Eğer O Rahman, bana bir zarar dileyecek olsa, onların şefaati benden yana hiçbir şeye yaramaz ve onlar beni kurtaramazlar.”
24 – “Şüphesiz ki ben, o zaman apaçık bir sapıklık içinde olurum.”
25 – “Şüphesiz ki ben, Rabbinize iman getirdim, gelin dinleyin beni.”
26 – (Sonra ona) “haydi gir cennete!” denildi. O da dedi ki: “Ne olurdu kavmim bilseydi!”
27 – “Rabbimin beni bağışladığını ve beni kendilerine ikram edilen kullarından kıldığını.”
28 – Biz arkasından kavminin üzerine bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.
29 – Sadece bir gürültü oldu, onlar da hemen sönüverdiler.
30 – Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine glen her bir peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.
31 – Görmediler mi ki, kendilerinden önce nice kuşakları helak etmişiz. Onlar artık kendilerine dönüp gelmiyorlar.
32 – Onların hepsi toplanıp, sadece bizim huzurumuza getirilmişlerdir.
33 – Hem bir delildir onlara ölü toprak. Biz ona hayat verdik ve ondan taneler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar.
34 – Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık.
35 – (Bunu), Onun ürününden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye (yaptık). Hâlâ şükretmeyecekler mi?
36 – Yerin bitkilerinden, kendi nefislerinden ve daha bilemeyecekleri şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah’ın şanı ne yücedir.
37 – Gece de onlara bir delildir. Biz ondan gündüzü soyar çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar.
38 – Güneş de bir delildir ki kendi yolunda akıp gidiyor. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah’ın takdiridir.
39 – Ay’a gelince, ona menziller tayin ettik. Nihayet o eski hurma salkımının çöpü gibi (yay haline) dönmüştür.
40 – Ne güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler.
41 – Onlar için bir delil de bizim, onların neslini dolu bir gemide taşımamızdır.
42 – Yine kendileri için onun gibi binecek şeyler yaratmamızdır.
43 – Eğer dilesek onları boğarız da o zaman ne onların feryadına yetişen bulunur, ne de onlar kurtarılır.
44 – Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak başka.
45 – Durum böyle iken onlara: “Önünüzdekinden ve arkanızdakinden korkun ki size rahmet edilsin” denildiği zaman,
46 – Ve kendilerine Rablerinin âyetlerinden herhangi bir âyet geldiği zaman mutlaka ondan yüz çevirirler.
47 – Onlara: “Allah’ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın” dendiği zaman, o kâfirler, müminler için: “Allah’ın dileyince doyurabileceği kimseyi biz mi doyuracağız? Siz apaçık bir sapıklık içinde değil de nesiniz?” dediler.
48 – Yine onlar: “Eğer doğru söylüyorsanız bu (kıyamet) vaadi ne zaman?” diyorlar.
49 – Onlar sadece bir tek çığlığa bakıyorlar, bir çığlık ki, onlar çekişip dururken kendilerini yakalayıverir.
50 – O zaman bir vasiyette bile bulunamazlar. Ailelerine de dönemezler.
51 – Sûr’a üfürülmüştür, bir de ne baksınlar kabirlerinden Rablerine doğru akın ediyorlar.
52 – Onlar: “Eyvah başımıza gelenlere! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? O Rahmân’ın vaad buyurduğu işte bu imiş. Gönderilen peygamberler de doğru söylemişler” derler.
53 – Başka değil, sadece bir tek çığlık olmuş, derhal hepsi toplanmış huzurumuza getirilmişlerdir.
54 – Artık bugün hiç kimseye zerre kadar zulmedilmez. Ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.
55 – Gerçekten cennetlik olanlar bugün bir meşguliyet içinde zevk etmektedirler.
56 – Kendileri ve eşleri gölgelerde koltuklar üzerine kurulmuşlardır.
57 – Onlara orada bir meyve vardır. İsteyecekleri her şey onlarındır.
58 – (Onlara) Rahîm olan Rab’den “selâm” sözü vardır.
59 – Ey günahkârlar! Bugün siz bir tarafa ayrılın.
60-61 – “Ey Âdemoğulları! Şeytana tapmayın, o size apaçık bir düşmandır ve bana kulluk edin, doğru yol budur, diye size and vermedim mi?” (buyurulacak)
62 – Böyle iken o sizden birçok nesilleri yoldan çıkardı. Ya o zaman düşünmüyor muydunuz?
63 – İşte bu size vaad edilen cehennemdir.
64 – Bugün yaslanın ona bakalım inkâr ettiğiniz için.
65 – Bugün biz onların ağızlarını mühürleriz de neler kazandıklarını bize elleri söyler, ayakları da şahitlik eder.
66 – Hem dileseydik gözlerini üzerinden silme kör ediverirdik de yola dökülürlerdi. Fakat nereden görecekler?
67 – Yine dileseydik oldukları yerde kılıklarını değiştirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne de geri dönebilirlerdi.
68 – Bununla beraber kimin ömrünü uzatıyorsak, yaratılışta onu (güç ve kuvvetini alarak) tersine çeviriyoruz. Hâlâ akıllanmayacaklar mı?
69 – Biz ona şiir öğretmedik. Bu ona yaraşmaz da… O sadece bir öğüt ve apaçık bir Kur’ân’dır.
70 – (Bu), diri olanları uyarmak ve kâfirlere de azab sözünün hak olması içindir.
71 – Şunu da görmediler mi: Biz onlar için kudretimizin meydana getirdiklerinden birtakım hayvanlar yaratmışız da onlara sahip bulunuyorlar.
72 – Onları, kendilerinin hizmetine vermişiz de, hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlar.
73 – Onlarda daha birçok menfaatleri ve türlü içecekleri de var. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
74 – Onlar, Allah’tan başka birtakım ilâhlar edindiler. Güya yardım olunacaklar.
75 – Onların, onlara yardıma güçleri yetmez. Kendileri ise onlar için bazı askerlerdir.
76 – O halde onların sözleri seni üzmesin. Biz onların içlerini de biliriz, dışlarını da.
77 – İnsan, kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmedi mi de, şimdi apaçık bir hasım kesildi?
78 – Yaratılışını unutarak bize bir de mesel fırlattı: “Kim diriltecekmiş o çürümüş kemikleri?” dedi.
79 – De ki: “Onları ilk defa yaratan diriltecek ve o her yaratmayı bilir.”
80 – Size o yeşil ağaçtan bir ateş yapan O’dur. Şimdi siz ondan tutuşturmaktasınız.
81 – Gökleri ve yeri yaratan, onlar gibisini yaratmaya kâdir değil midir? Elbette kâdirdir. Çünkü o her şeyi yaratandır, her şeyi bilendir.
82 – O’nun emri, bir şeyi dileyince ona sadece “Ol!” demektir. O da hemen oluverir.
83 – O halde her şeyin mülkü ve tasarrufu (hükümranlığı) elinde bulunan Allah’ın şanı ne yücedir. Siz de yalnız O’na döndürüleceksiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır


Hayırlı cumalar

Kendini yok bil, kemâl ancak budur,
O’nda yok ol, kavusmak iste budur!..


YÜCE MEVLAM DUALARIMIZI KABUL ETSIN INSALLAH AMIIN…
Ya Rabbi!
Eger imanima bir süphe girmis ben de ondan tövbe etmemissem ihlasla derim ki : ALLAH’tan baska yaratici yok, Hz. Muhammed (sallALLAHu aleyhi ve sellem) ALLAH’in Resulüdür.
Ya Rabbi!
Eger bilmeden Müslümanligima küfür karistirmissam, derim ki: ALLAH birdir, Hz. Muhammed (sallALLAHu aleyhi ve sellem) ALLAH’in Resulüdür.
Ya Rabbi!
Eger ALLAH’i birlememe sirk girmisse, ben de bunun farkinda degilsem ihlasla derim ki: ALLAH’tan baska ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallALLAHu aleyhi ve sellem) ALLAH’in Resulüdür.
Ya Rabbi!
Eger bilmeden seni tanimamda yanlisim varsa derim ki: ALLAH’tan baska ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallALLAHu aleyhi ve sellem) ALLAH’in Resulüdür.
Ya Rabbi!
Eger bilmeden amelime riya ve kendimi begenme duygulari karismissa derim ki: ALLAH’tan baska ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallALLAHu aleyhi ve sellem) ALLAH’in Resulüdür.
Ya Rabbi!
Eger farkinda olmadan kalbime küçük ve büyük günahlarin fitnesi girmisse derim ki: ALLAH bir, Hz. Muhammed (sallALLAHu aleyhi ve sellem) ALLAH’in Resulüdür.
Ya Rabbi!
Imanimi gönülden tazeleyerek, ihlasla derim ki:
ALLAH’tan baska ilah yoktur, Hz. Muhammed
(sallALLAHu aleyhi ve sellem) ALLAH’in Resulüdür.
Rabbim Cuman hürmetine dualarımızı kabul buyur,
hastalarımıza şifa nasib eyle.
Tüm islam aleminin cuması mübarek olsun İnşAllah

Hayırlı cumalar

 

Ey RABBim !
Tut ellerimden, sonsuz kudret elinle ,
beni hiçlige düsmekten alikoy,
unutulmusluktan uzak eyle beni,
varligina komsu eyle beni.
Ben acizim, dayanagim Sen’sin,
fakirim ben, siginagim Sen’sin,
dilsizim, sözüm Sen’sin,
körüm ben, gören Sen’sin.
Sagirim…ki Sen! isitensin
Ey RABBim !
Sözlerin en güzeli Sana aittir, ve sözlerin en güzeli Sana hitap etmekledir.
Bu kirik dökük sözlerimi, bu perisan hitabimi, Sen kabul eyle,
Sen güzellestir,
Ki sen bana asktan kanatlar vermistin ya
askin semasina uçurmustunya beni
elimi Sen dokumustun ya,
hani ele avuca gelmez dokunuslari,
Sen bahsetmistin ya bana,
gözüme kendi nazarindan isiklar vermistin ya,
gözle görülür güzellikler vermistin ya bana,
yüzüme tebessümü Sen giydirmistin ya.
Tebessüme karsilik veren güzel yüzler
koymustun ya karsima
Ey RABBim !
Yoktum ben, Sen var ettin.
Unutulmustum.. ki sen sevdin
Sevdigin için var ettin…
Bir Sen sevdigin için var edildim,
bir Sen beni andigin için ihya edildim.
Öyleyse Ey RABBim !
Varligimi askina armagan eyle,
yak beni askinin atesinde,
al beni bu rüyadan,
ahiretimi kazanarak al beni bu dünyadan,
bu kirilgan varligimi
ebediyetin baharina toprak eyle…
Ey Eyy RABBim !
Bütün güzel sözler Sana söylemekle güzeldir.
Kirik dökükte olsa, kabul eyle bu sözlerimi,
yikik dökükte olsa duy yakarislarimi,
kabul eyle beni, kabul eyle sözlerimi,
suskunlugumu, dilsizligimi,
en güzel dua eyle,
dua eyle dilsizligimi,
dua eyle suskunlugumu,
en güzel dua eyle,
ki sözlerin en güzeli..
Sana ! hitap etmekledir..
dua eyle sözlerimi,
güzel eyle güzel eyle….
ALLAHIM!GÖNLÜMDE OLANI
HAKKIMDA HAYIRLI EYLE
HAKKIMDA HAYIRLI OLANI
GÖNLÜMDE RAZI EYLE…HASTALARIMIZA ŞİFA…DERTLİ OLANLARIMIZA DEVALAR İHSAN EYLE.
DUALARIMIZI HAYIR VE AFIYET ÜZERE
CUMAN HÜREMTİNE KABUL EYLE.
Amiin…
Cumamız mübarek olsun İnşAllah

zhayat.blogcu.com


Hayırlı Cumalar

 

Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki;
"Cennette bir agaç vardir ve ismi Mahbube’ dir. Ak meyvesi olur, nardan küçük elmadan büyük, sütten ak,
baldan tatli ve kaymaktan yumusaktir. O meyveden ancak bu salavata devam edenler yer."
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve ala âli seyyidinâ Muhammedin vesellim…

Her kim sevgili Peygamber Efendimizin havzindan (Kevser Havuzu) içmek isterse, su sekilde salavat versin."
"Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve eshâbihî ve evlâdihî ve ezvâcihî ve zürriyyetihî ve ehli beytihî ve ashârihi ve esyâihî ve muhibbîhi ve ümmetihî ve aleynâ meahüm ecmaîn."

Rasulullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
“Güneşin doğduğu en hayırlı gün,
Cuma günüdür;
Hz. Adem (a.s.) o günde yaratıldı,
cennete o gün girdi,yeryüzüne o gün indi,
tövbesi o gün kabul oldu,
o günde irtihal etti,(ahirete gitti)
kıyamet o gün kopacaktır.
Allah katında bugün “yevmü’l-mezid” dir.
Göklerde melekler cumaya “yevmü’l-mezid” derler.
Cuma,cennet halkının Allahü Teala’yı göreceği gündür.”
Rabbim bugünün hatrına hayr ve afiyet üzere ,
dualarımızı kabul buyursun İnşAllah
Cumamız mübarek olsun.


Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.